BRÜCKE-KÖPRÜ Sonderausgabe Türkce „Kendi Kendine Yardım Grubu nedir?“, Eylül 2020

– für ein gleichberechtigtes und friedliches Zusammenleben –

(Hrsg.: Anatolisches Bildungs- und Beratungszentrum e.V., Bultstr. 1, 28309 Bremen, gemeinnützig anerkannt. Mitglied im Paritätischen Wohlfahrtsverband Bremen und im Paritätischen Bildungswerk Bremen. Mobil: 0152 – 02955320; rahmituncer@web.de; www.anadolu-bremen.de)

Özel sayı, Eylül 2020

Neden destek gruplarına ihtiyacımız var?

Hepimizin cok iyi bildiği gibi, II. Dünya Savaşı sonrası Almanya ekomomisi cökmüş durumda idi; Ve işte bu cöken ekonomiyi hızla kalkındırmak ve güçlendirmek için Almanya´nın cok sayıda işgücüne ihtiyacı bulunmaktaydı. Bu işgücü gereksinimini ise kendi nüfusu ile sağlayabilmesine olanak yoktu, yani ülke ekonomisinin geleceği yurt dışından getirilecek insanlara bağlıydı.  İşte bu nedenle İtalya, İspanya, Yunanistan gibi farklı ülkelerle, Türkiye´ de dahil olmak üzere, “Misafir işçilerin istihdamı” adı altında çeşitli işe alım anlaşmaları yapılmıştır; Ve böylece 1960´lı yıllarda başlamak üzere yüzbinlerce Türkiye kökenli insanımız çalışmak amaclı Almanya’ya getirilmiştir.1961’de Almanya ile Türkiye arasında misafir işçi çalıştırılması için işe alım anlaşması imzalandığında, ne Alman hükümeti ne de Türk hükümeti Türkiyelilerin kalıcı olarak Almanya’da kalacağını varsaymaktaydılar. Her iki taraf da ekonominin bu insanlara ihtiyaçı kalmadığında onların Türkiye’ye geri döneceklerini düşünüyorlardi, hatta Türkiye kökenli misafir işçilerin kendisi bile kısa sürede ülkelerine dönmeyi hayal ediyorlardı.

Fakat bu “kısa süre” artık 60. yılına girdi. Dönüş hayalleri 80´li yıllarla birlikte Almanya´da kalıcılığa dönüştü.  Sadece 60´larda gelmiş olan ilk nesil değil, şimdi dördüncü nesil Türkiye kökenli insanlarımız Almanya’nın her yerinde yaşıyor. Almanya’da Türkiye kökenli insanların yaşamadığı ne bir şehir nede bir köy var. Artık Almanya´nın her köşesinde varız. Türkiyelilerin büyük bir coğunluğu ekonominin her alanında emek tüketiyorlar. Almanya devletine ödedikleri vergilerle sosyal devletin ayakta kalmasına büyük katkıda bulunuyorlar. Bu ekonomik katkılarına rağmen Türkiyelilerin büyük bir coğunluğu maalesef yurttaşlık haklarından faydalanamıyorlar. Aynı şekilde Bremen eyaletinin her köşesinde Türkiye kökenli insanlarımız yaşamaktalar. Almanya genelinde olduğu gibi, Bremen şehrimizde de Türkiyelilerin coğunluğunu 3. ve 4. kuşak olusturmaktadır. 1. kuşak Türkiyelilerin sayısı ise Maalesef bir kac bini geçmemektedir.

Şehrimiz Bremen´ de yaşayan ikinçi ve özellikle de üçüncü kuşak Türkiye kökenli insanlarımız, yalnızca Almancayı cok iyi derecede anlama – yazma – konuşma degil (Almancaya ana dilleri türkceden daha iyi derecede hakimler), aynı şekilde mesleki, sosyal, kültürel, politik vb. açılardan da neredeyse hiçbir sorun yaşamazken – başarılı durumdayken, 1. kuşak´dan hala hayatta olan yaşlılarımızın ise hayatın her alaninda bir cok sorunu var. Örneğin sağlık sisteminin onlar içinde sunmuş olduğu haklara erişim alanında: bakım sektörünün sunduğu haklar, ağır engelli hakları gibi …

Nasıl tıpkı işe alım döneminin başında olduğu gibi, (Türkiye´den Almanya´ya göçün başladığı tarihlerde) hiç bir kurum – kuruluş (ne Türk devleti yetkilileri nede Alman devlet yetkilileri, sivil toplum kuruluşları…) 1. Kusağın Almanya´ daki topluma entegrasyonu konusu ile ilgilenmemiş-lerse, bugün de hiç bir devlet kurumu, kuruluşu ve sivil toplum kurumları (cok az sayıda devlet bürokrasinde yer alanların kısmi kişisel uğraşları dışında) 1. Kuşağın problemleriyle (basın açıklamaları, sonuçsuz toplantılar vs. dışında) bugünde ilgilenmemekteler. Örneğin 1. Kuşağın cok acil olan düşük emekli maaşlarından kaynaklanan yoksulluk sorunlarına, sağlık sorunlarına yönelik cözüm arayışına girmemektedirler.

İşte bu yüzden yalnızca birinci kuşağa yönelik, onları sadece sağlık sistemi hakkında bilgilendirmek ve eğitmek yeterli değildir. Aynı sekilde şehrimiz Bremen ve ilçemiz Hemelingen´de de var olan ´Kendi Kendine Yardım Grubları´nın calışmalarını göç geçmişi olan yaşlılara, engelli göçmenlere ve onların yakınlarına yönelikde yapmaları büyük bir önem taşımaktadır. Yada göçmen yaşlılar ve yakınlarını ´kendi kendine yardım grupları´ kurmaları doğrultusunda desteklemeleri de cok önemlidir.

Göçmenler, yalnızca mevcut ´kendi kendine yardım grupları´nın onlar içinde erişime açılmasına ihtiyac duymuyorlar, aynı zamanda kendileri için de özel ´kendi kendine yardım grupları´na ihtiyac duymaktadırlar.

Almanca diline iyi derecede hakim olamama , var olan düzenli hizmetlerin kültürel açıdan hassas bir şekilde göçmenlere açılmaması ve de ana dil de yapılması gerekli olan bilgi ve eğitim eksikliği gibi nedenler dolayısıyla göç ve mülteci geçmişine sahip insanlar, Bremen eyaletinde var olan birçok kurum ve derneğin onlar için sunduğu firsatlardan – önerilerden yararlanamamaktadırlar. Onun içinde bu insanlar için, özelliklede ana dillerinde ´kendi kendine yardım grubları´ nın oluşturulması ve desteklenmesi gerekmektedir. Aslında bircok göç ve mülteci geçmişine sahip insan yıllardır (özellikle de iş yaşami dışına düştükten – emekli olduktan sonra) kendi durumunu anlayan, ama yine de belli bir mesafeyi koruyabilen kendisi gibi benzer düşünen insanlar arayışında bulunmaktadirlar.

Bu nedenle, bu insanlara yardımcı olmak için iki dilde yayınladığımız bu broşürümüzle, onlara ´kendi kendine yardım grubları´ ndan ne anlaşılması gerektiğini, ve kendileri gibi benzer düşünen insanlarla neden ´kendi kendine yardım grupları´nda bir araya gelmeleri gerektiğini anlatmaya calışıyoruz.

„Kendi Kendine Yardım Grubu“ nedir ?

Kendi kendine yardım grublarında (diğer bir deyişle Kendi kendine yardım grubu – Karşılıklı dayanışma grubu karsılıklı yardım grubları) aynı problemden – hastalıktan – sorundan yakınan veya benzer yaşam zorlukları olan kişiler biraraya gelmektedir.

Bireyler bu tür grublarda benzer problemleri – sorunları aşmada birbirlerine yardımcı olmak için düzenli ve gönüllü olarak biraraya geliyorlar. Karşılıklı bilgi ve destek alışverişinde bulunarak sorunlarını cözmeye calışmaktadırlar.

Aynı hastalıktan, engellilikden, ya da psikolijik hastalıklardan acı ve ızdırap cekenler ´Kendi Kendine Yardım Grub´larında bir araya gelmektedirler. Grub toplantılarına katılanların yardımıyla rahatlama ve grubdan destek alma olanağına kavuşmaktadırlar. Yine grub toplantılarında bu soruna sahip tek insanın kendisi olmadıklarını görmektedirler. Grub sayesinde güçlüklerini daha iyi tanımayı ve onlarla başa çıkmayı öğrenmektedirler.

Kişi grub içinde sorunları hakkında daha rahat konuşabilmeyi öğreniyor. Kendi sorunlarını daha güzel bir şekilde ifade edebiliyor.

Grub üyeleri arasında sorunlar hakkında başkalarıyla konuşmama – gizlilik ilkesi – grub toplantılarının içeriğinin başkalarına anlatılmaması ilkesi hakim olduğundan bir güven ortamı oluşmaktadir. Yani konuşulanlar grub içerisinde kalmaktadır.

Grub içerisinde herkes kendi hakkında konuşuyor ve kimse anlatmak istediğinden daha fazlasını anlatmaya zorlanmıyor.

Buluşmalar genelde düzenli olarak belli bir gün ve saatte gerçekleşmektedir. Buluşma günü ve saati grub tarafından belirlenmektedir.

Konular vede çalışmaya – gruba katılım sayısı degişebilir de. Grubun kaç kişiden oluşacağına tüm grup katılımcıları ortaklaşa karar vermektedirler. Her zaman konuların içeriğini ve katılımcı sayısını grub icinde kendiniz değiştirebiliyorsunuz.

Grublar herhangi bir kişi tarafından yönetilmiyor. Sadece aynı sorunları olan kişiler gönüllü olarak toplandıklarından kendi kendilerini yönlendirmekte ve yönetmekteler.

Kendi kendilerine yardım grublarına genelde, aynı problemlere sahip, benzer problemlerle baş etmeye calışan ve baskalarının da böylesi problemlerin nasıl üstesinden geldiğini görmek isteyen bireyler katılmaktadırlar.

Kişiler, kendi kendilerine yardım grublarında coğu durumlarda sosyal ve duygusal izolasyondan kurtularak bir gruba aidiyet hissi geliştirebilmekteler.

Başkalarına yardım etmek kişinin kendisine olan güvenini de artırmaktadır.

Grub katılımcıları önyargısız bir güven ortamı oluşturabilirler. Üyeler izolasyon ve yalnızlık duygularından kurtulabilir, sosyal kabiliyetlerini geliştirebilirler, faydalı bilgi alışverişinde bulunabilirler ve aidiyet hissi kazanabilirler.

Grub katılımcıları, örneğin kendi hastalıkları hakkında yararlı bilgileri

birbirlerine aktarabilirler, hatta böylelikle hastalıkları veya kişisel durumlarıyla nasıl başa çıkabilecekleri konusunda kendi kararlarını daha rahat bir şekilde verebilirler.

Kendi kendine yardım grubları kurarak hem derneğimiz de hemde şehrimiz Bremen´ in değişik ilçelerınde ulaşmak istediğimiz amaclarımız:

Göc gecmisi olan engelli ve engelsiz insanların yanı sıra yaşlılar ve onların akrabalarının yaşam koşullarının iyileştirilmesine yardımcı olmak ve sosyal hayata katılımlarını teşvik etmek,

Türkiye kökenli göçmenleri kendi kendine yardım grubları kurmaları doğrultusunda teşvik etmek ve desteklemek,

Göçmenler ve mülteciler için sosyal, kültürel ve ekonomik hayata eşit katılımı sağlamak,

Göçmen ve mülteci geçmişi olan engelli ve engelsiz kişilerin kendi kendine yardımına yönelik kendi kendine yardımını teşvik – göçmen ve mülteci geçmişi olan fiziksel, zihinsel ve psikolojik engellilere destek,

Göc ve mültecı olmakdan kaynaklanan sorunlarda onlara destek olmak ve onları bu sorunlar karsısında güclü kılmak,

Kültürler arası iletişim ve görüşmelerin gercekleştirilmesi – güçlendirilmesi

Göçmen veya mülteci geçmişi olan engelli insanlar hakkında toplum bilincini artırmak,

Çok dilli, örneğin türkce materyallerin sağlanması,

Bremen´ de danışmanlık hizmeti sunan kurumlar hakkında engelli ve kronik rahatsızlıkları olan göçmen ve mültecileri bilgilendirmek, ve onların bu kurumların sunduğu olanaklardan faydalanmasını sağlamak,

Kendi kendine yardım grublarının kurulmasını teşvik etmek ve istenildigi takdirde böylesi grubların kurulmasına yardımcı olmak,

Bremen´deki  farklı kendi kendine yardım grubları hakkında bilgilendirme yapmak, bu grublarla ilişkiye geçilmek istenildiğinde ise yardımcı olmak,

Kendi kendine yardım gruplarına kamuoyu çalışmalarında destek vermek,

Sağlık hizmetlerinde ve sosyal alanlarda calışma yapan profesyonel kuruluşlarla işbirliği yapmak,

Etkinliklerin, Festivallerin, Gezilerin vs. düzenlenmesinde yardımcı olmak ve bu tür eylemlerin organize edilmesine destek vermek.

Yukarıda belirtilen tüm hedeflerimizin uygulanmasının temelini, Almanya anayasasının 3. cü maddesinin 3. cü bendinde yer alan ´engellilik nedeniyle hiç bir kimse dezavantajlı olmamalıdır´ oluşturmaktadır

Aşağıdaki (Derneğimiz de kısmen zaten var olan) iki dilli kendi kendine yardım gruplarını kurmayı planlıyoruz:

Engelli ve bakım ihtiyacı olan yaşlılar için:

Yaşlılar Grubu, her Perşembe 13.30 ‚ dan 17.30 ‚ a kadar.

Alkol sorunu olanlar için: her hafta sonu.

Ruhsal hastalığı olan kişilerin yakınları için: Dikiş grubu

Her Pazartesi **** (iki haftada bir)  Enformasyonları – bilgileri yaymak, bunları kullanıma sunmak ve tercüme etmek amacıyla.

Stres belirtileri olan kadınlar için:

Kadın korosu ve dans grubu, her cuma akşamı saat 18: 00’den itibaren.

Kayıt ve daha fazla bilgi için: Rahmi Tuncer, Mobil-Nr. 01520 – 29 55 320 yada info@anadolu-bremen.de veyahutta www.anadolu-bremen.de

Proje sorumluları: Rahmi Tuncer, Sema Toraman und Dilara Tuncer

Projemizi ´Bremen Eyaleti Engelliler için Kendi kendine Yardım Calışma Grubu´ ile işbirliği içinde gerçekleştirmekteyiz

Organizatör: Anadolu Eğitim ve Danışma Merkezi – Bremen, Bultstr. 1, 28309 Hemelingen, Mobil: 01520 – 29 55 320, Internet: www.anadolu-bremen.de  

Proje, Kendi kendine yardımı teşvik etmeyi görevlerinin bir parçası olarak gören Bremen eyaletindeki yasal sağlık sigortaları tarafından ´Sosyal Kanun Kitabı´nın 5´ci kitabında yer alan 20´ci maddenin h benti gereğince finanse edilmektedir.